Serencam masalı

Bu masal bir sürüncemenin değil sonsuz serencamın masalıdır.
Serencam masalı


Bu masal bir sürüncemenin değil sonsuz serencamın masalıdır.


Bunca zaman yalnızlığı ve sonsuz karakaygısıyla mutlu Kız Kulesi 296. yaş gününde hayatın getirilerinden kaçmayı bırakma kararı almış. Gökte 3 ay eskitmiş, içinde sancılı 3 ayrı aysar… Sonunda Venüs ve Kad isimli birbirini seven iki gencin kavuştukları gün Kız Kulesi, Galata Kulesinin farkına varmış. Aslında Galata hep orada, onun için olduğu yerdeymiş. Kız Kulesi bunca zaman aradığı huzurun içinde bulunmaktan bihaber olmasına şaşırmış. Uyanması da düşüşü gibi sert olmuş. Yalnızlığının yanında, yalnızlığıyla beraber sevmeye başlamış Galata’yı. Karakaygısının yanına da kara sevda eklenmiş. Gelgelelim Galata için de durum farklı değilmiş. 7. asrına kadar tastamam gelmişken bundan sonra da eksilmemekmiş dileği. Ama sevda bu ya tüm boşluklarıyla sevmiş Kız Kulesi’ni. Kendi tamlığıyla eşitlemiş. Onlar için yeni cereyan olan ‘birbirlerinde aynalanmak’ öncesinde deneyimlemediklerinden korkutucu gelse bile zamanla bunu kendilerine öğreti bilmişler. Üzerlerine isnat edilen tüm habis masalların aksine bu tatlı akis peşinden gidip kendi efsunlu masallarını yazmışlar.


Satırlarımı burada, bundan yaklaşık 66-67 yıl önce yine sana yazdığım zaman hatası olan bir mektubun cümleleriyle sonlandırıyorum. 


gözlerinden öperim. o güzel burnuna yıldızlarca öpücük… 

bana yaz! ben daha buradayım.

kendine iyi bak. 

bir daha hiçbir ana doğurmaz seni. 

bir daha hiçbir cihan bulamaz seni. 

tekrar öperim.

senin.


sudahst, 21

← Geri dön
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!